
İMKB DERGİSİ
Yıl.2 Sayı.5 Ocak/Şubat/Mart 1998 |
Konular |
|
|
|
|
Finansal Yeniliklerin ve Risk
Yönetiminin Ekonomik Kalkınmaya Katkıları
Vedat Akgiray
Özet
Yüzyılımızın son çeyreği yoğun finansal yeniliklere tanık olmuş ve bunun sonucu
olarak uluslararası mali sistemde köklü değişimler görülmüştür. Aslında
finansal yenilik sadece son yıllara ait bir süreç olmayıp geçmişte en azından
onyedinci yüzyıla kadar dayanır ve bugün yeni diye tanıtılan opsiyon gibi finansal
araçların önemli bir kısmı daha eskiden de var olan araçların sadece yeni
halleridir. Mesela, onyedinci yüzyılda Japonya’da vadeli pirinç kontratları ve
Amsterdam’da çeşitli opsiyon ve vadeli kontratların ticareti yapılmaktaydı.
Ondokuzuncu yüzyılda ise Chicago, Frankfurt ve Londra’da düzenli vadeli işlem
borsaları mevcut idi. Yine aynı yüzyılda İstanbul’da da türev kontratların
alınıp satıldığını bilmekteyiz. Fakat tarihin hiçbir dönemi son yirmibeş sene
boyunca görülen hız ve yaygınlıkta bir yenilik süreci ve buna bağlı olarak
dünyanın her yerinde peş peşe türev menkul kıymet borsalarının açıldığını
görmemiştir. Miller (1992) bu dönemi tarif ederken, “Finans tarihin hiçbir dönemi
son yirmi yılda görülen yenilik faaliyetinin yanına bile yaklaşamaz” ifadesini
kullanmıştır. Organize türev menkul kıymet borsalarının çoğalması ve yayılması
sonucu hemen hemen her türlü kişisel veya kurumsal yatırımcının risk yönetim
ihtiyacını giderici mahiyette çok çeşitli yeni finansal araçlar tasarlanmış ve
ticarete sokulmuştur. Sadece birkaç örnek vermek için opsiyonları, vadeli
kontratları, swap kontratları, değiştirilebilir tahviller, varlığa dayalı menkul
kıymetleri, opsiyon ekli tahvil ve senetleri sayabiliriz. (Bu dönemde geliştirilen yeni
araçların tam bir listesi herhalde birkaç sayfaya ancak sığar.)
Spot ve Vadeli İşlem Piyasaları
İlişkisi Üzerine Bir Not
Kürşat Aydoğan
Özet
Standart vadeli işlem sözleşmelerinin spot piyasayı ne şekilde etkilediği,
akademisyenlerin, aracı kurumlarının ve piyasa düzenleyicilerinin sürekli bir ilgi
odağı olmuştur. Mali piyasalarda standart vadeli işlem sözleşmelerinin işlem
görmeye başlamasıyla birlikte, türev araçların söz konusu spot mali piyasanın
etkin çalışması üzerine olumsuz etkileri tartışılmaya başlanmıştır. Bilindiği
gibi herhangi bir piyasada vadeli işlem sözleşmeleri spot piyasadaki riski azaltma
işlevini (hedging) yerine getirmektedir. Ayrıca, vadeli işlem piyasaları spot
piyasalarda işlem gören varlıkların gerçek değerlerinin ortaya çıkmasına
yardımcı olmaktadır. Oysa mali türev araç piyasalarında yaşanan tecrübeler, bu
piyasaların spot piyasa üzerindeki etkilerinin her zaman istenilen yönde olmadığı
kuşkularını arttırmıştır. Bu görüş sahipleri standart vadeli işlem
sözleşmelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte spot piyasalarda oynaklığın (volatility)
arttığını, vadeli işlem piyasalarının risk azaltmak isteyenler yerine
spekülatörlerin akınına uğrayarak, büyük ölçüde istikrarsızlığa neden
olduğunu ileri sürmektedirler. Diğer bir eleştiri ise spot piyasalarda likiditenin
azaldığı biçimindedir. Hisse senedi piyasasında Ekim 1987’de yaşanan çöküş
eleştirileri güçlendirmiştir. Çöküş sırasında hisse senedi fiyatlarında
görülen sürekli düşüş en azından bir ölçüde portföy sigortası ve endeks
arbitrajı stratejilerine bağlanmıştır. Söz konusu stratejiler ise hisse senedi
endeksi üzerine vadeli sözleşmelerle opsiyonlar gibi türev araçlara dayalı
olduğundan, türev piyasalar ağırlıklı olarak suçlanmıştır. Bu notun amacı hisse
senedi endeksi üzerine yazılı standart vadeli işlem sözleşmelerinin (vadeli endeks
sözleşmeleri) hisse senedi piyasasına etkilerini ele alan literatürü özetlemekdir.
Özellikle, söz konusu vadeli işlemlerin spot piyasadaki oynaklık ve likiditeyi nasıl
etkilediği ele alınacaktır. Ayrıca, vadeli sözleşmelerin teorik fiyatlaması ile
arbitraj imkanları, spot ve vadeli piyasalar arasındaki öncü-izleyici ilişkileri de
tartışılacaktır.
Finansal Türevlere Ne Zaman
Başlanmalı? İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Örneği
Oral Erdoğan & Murad Kayacan
Özet
Finansal piyasaların gelişiminde önemli adımlardan biri, riski azaltmaya yönelik
olarak yapılandırılan türev ürünlerinin kullanıma sunulmasıdır. Spot piyasadaki
geleceğe dair fiyat beklentilerinin de işleme konu edilmesi suretiyle mali piyasalarda
geleceğe ilişkin likidite güveni sağlanabilmektedir. 1970’li yılların ikinci
yarısından itibaren birçok ülkede hızla yapılandırılmaya başlanan vadeli işlem
piyasaları performans açısından incelemeye konu olurken; henüz kurulmamış
piyasalarda da bulunmayışı bakımından irdelenmeye açıktır. Bu çalışmada menkul
kıymet piyasalarında türev ürün işlemlerinin başlamasında, finansal araç tercihi
ve zamanlaması kısaca değerlendirilmekte; türev ürünlerin kullanılmaya
başlanmasının İMKB için uygunluğu volatilite, sistematik risk temsili ve piyasa
derinliği karakteristikleri itibariyle Ederington’un (1979) portföy yaklaşımı
çerçevesinde analiz edilmektedir. Sonuçta, sermaye piyasalarına yönelik olarak riskin
vadeye yayılmasında veya riskten korunmada endekse dayalı sözleşmelerin
yapılandırılması gerekli görülmektedir. Ancak, piyasa riskini açıklayan başlıca
risk olarak belirlenen faiz riskine ilişkin olarak da türev kıymetlerin
yapılandırılmasının önceliği de tartışmaya açıktır.
Vadeli İşlemler Piyasası Alım-Satım
ve Takas Sistemi Özellikleri
Çetin Ali Dönmez
Özet
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) bünyesinde kurulması planlanan Vadeli
İşlemler Piyasası gelişmiş finansal piyasalarda türev ürünler olarak da
adlandırılan futures ve opsiyon sözleşmelerinin elektronik ortamda alınıp
satılabileceği bir piyasa olarak dizayn edilmiştir. İMKB Vadeli İşlemler
Piyasası’nda, çeşitli finansal araç ve göstergeler üzerine vadeli işlemler
pazarı açılması düşünülmektedir. Bu çalışma kapsamında, bu vadeli işlem
yatırım araçlarının alım-satım ile takas sistemlerinin özellikleri ele
alınmıştır.
Hisse Senedine Dayalı Vadeli İşlem ve
Opsiyon Piyasalarının Açılması: Kore Örneği
Yu-Kyung Kim
Özet
Bu makalede, 3 Mayıs 1996 tarihinde Kore'nin ilk düzenli türev işlemler piyasası olan
endeks futures piyasası incelenmekte ve 7 Haziran 1997'de endekse dayalı opsiyon
piyasasının açılmasıyla yaşanan deneyimler aktarılmaktadır. Çalışmada ayrıca
Kore Borsası’nda bu piyasaların açılmasını takiben yaşanan gelişmeleri ve vadeli
işlemler piyasasının bugünkü durumu açıklanmaktadır.
Vadeli İşlemler Piyasasının
Açılması için Doğru Zaman
Moema Unis
Özet
Son yıllarda bütün dünyada sermaye piyasalarına ilişkin değişikliklere tanıklık
edilmiştir. Bu değişim süreci, kur oranlarının dalgalanmaya bırakıldığı ve
sermaye piyasalarının yeni bir evreye girdiği 70’li yılların başlarında ortaya
çıkmıştır. Petrol krizi, yüksek enflasyon artışı ve faiz oranlarının
istikrarsızlığı dünyayı daha da öngörülemez hale getirmiş; ekonomi kurumları
bugüne kadar çok az dikkat edilen bir faktörün önemini kavramışlardır: fiyat ve
piyasa istikrarsızlığının yarattığı risk. Bu riskin doğması sonrasında riske
karşı koruma (hedge) amaçlı kullanılan enstrümanların talebini artırmıştır.
Böylece, yirmi yıl kadar önce finansal türev enstrümanların doğumuna tanık
olunmuştur. Bu enstrümanlar, geleneksel emtia vadeli işlemler piyasalarına göre
finans teknolojisinde bir yeniliği temsil etmekte olup, kur ve faiz oranlarında
başlayarak opsiyonlar ve hisse senedi endeksli piyasalarının gelişmesiyle hisse senedi
piyasasına da uzanmışlardır. 80’li yıllarda elektronik işlem sistemlerinin
gelişmesiyle hızlanan sermaye piyasalarının globalleşme eğilimi türev enstrümanlar
piyasasına olumlu etki yapmış ve bu piyasaların hızla büyümesine yol açmıştır.
Ancak 1980’li yılların sonları ve günümüzde vadeli işlemler piyasalarının riski
azaltma fonksiyonlarını ne derece yerine getirdiği tartışma konusu olmuştur. Bu
çerçevede, gelişmekte olan ülkelerde vadeli işlemler piyasalarının açılma
zamanları bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.
Telif Hakkı ve Çekince İhbarı Bildirimi 1997 İstanbul Menkul Kıymetler Borsası