
İMKB DERGİSİ
| Yıl.3 Sayı.12 Ekim-Aralık 1999 |
| Konular |
|
|
|
|
Cumhuriyet’in
100. Yılına Hazır mıyız?
Yavuz
Canevi
Özet
Yeni bir yüzyılın eşiğinde 57. Hükümetin kararlılıkla ortaya koyduğu üç yıllık “Stand-By” anlaşması ile desteklenen antianflasyonist ekonomik programın Cumhuriyetimizin 100. Yılında toplum olarak varmak istediğimiz bir perspektife oturtulması heyecan vericidir.
2000’lerin
Türkiyesi
Mahfi
Eğilmez
Özet
Son iki yıldır yaşanan finansal krizlerin etkisiyle, Türkiye doğrudan bir kriz yaşamamasına karşılık krizlerden etkilenmiş büyüme hızı düşmeye başlamıştır. Bu gelişmeler sonrasında, Türkiye Uluslararası Para Fonu (IMF) ile stand-by anlaşması imzalamıştır. Stand-by anlaşmasında kamu kesimi genel dengesi, bütçe faiz dışı fazlası, kamu borçlanma gereği, uluslararası rezervler, net iç varlıklar hedef değişkenler olarak ele alınmaktadır. Uygulanacak programın gerçekleştirilmesi için yapısal reformlar ile makro-ekonomik politikalar belirlenmiş ve uygulanmaya başlamıştır. Bu politikalar arasında enflasyonun düşürülmesi, reel faiz oranlarının makul seviyelere indirilmesi, büyüme potansiyelinin artırılması, kaynakların daha etkin ve adil dağılımının sağlanması hedefleri yer almaktadır. Bu hedefleri destekleyecek gelir politikası ile destekleyici kur ve para politikaları uygulanacaktır.
Özet
Bu çalışmada, iktisat yazınında büyüme ve enflasyon arasındaki ilişki farklı dönemlerde farklı bir şekilde tartışılmaktadır. Günümüzde kabul gören genel görüş, enflasyonun orta ve uzun dönemde büyümeyi olumsuz yönde etkilediğidir. Bu görüş, Türkiye’de yaklaşık 20 yıldır gözlenen yüksek ve dalgalı enflasyon ile ortaya çıkan belirsizlikler sonucunda yatırımların ve büyümenin olumsuz etkilenmesi ile ilişkili görünmektedir. Ekonomide büyüme potansiyelinin arttırılması yüksek ve dalgalı enflasyonun yarattığı orta ve uzun dönemli belirsizliklerin ortadan kaldırılmasına bağlıdır.
Özet
Türkiye, 2000 yılına, temel amacı enflasyonu düşürmeye yönelik iddialı bir ekonomik programla girmektedir. İMF ile imzalanan stand-by anlaşmasıyla desteklenen program, kamu açığının azaltılması, yapısal reformların tmamlanması, özelleştirme, yeni para ve döviz kuru politikalarını içermektedir.
Özet
Türkiye sermaye piyasasının gelişmiş ülkeler sermaye piyasaları arasında yer almasını sağlayacak düzenlemeler Sermaye Piyasası Kanunu’nda değişiklik yapan 4487 sayılı kanun ile yapılmıştır. Yeni kanun, halka açıklık ölçütünün değiştirilmesi, azınlık hakları, kaydi sisteme geçiş, vadeli işlemler borsası, aracı kuruluşlar birliği, yatırımcı koruma v.d. konulara ilişkin yeni düzenlemeleri içermektedir.
Özet
2000 yılına onbeşinci yılını kutlayarak giren İstanbul Menkul Kıymetler Borsası kaydettiği hızlı gelişim ile bir dünya borsası olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
Dünya
Altın Piyasaları, İstanbul Altın Borsası ve Risk Yönetiminde Altın
Serdar Çıtak
Özet
Türkiye altın sektöründeki yeniden yapılanma çalışmalarında en önemli adım İstanbul Altın Borsası’nın (İAB) kurulmasıdır. İAB’nin kurulması, rekabetçi fiyat oluşumunu sağlamış ve yerel altın fiyatlarıyla dünya altın fiyatları arasındaki farklılık yok edilmiştir. Bugün Türk halkı, yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları; İAB Kıymetli Madenler Piyasasında dünya fiyatlarından altın almak ya da satmak imkanına sahiptir. Bir kıymetli maden olan altın, tüm dünyada enflasyona karşı korunma aracı ve kriz dönemlerinde istikrarlı bir liman olarak görülmektedir. Altın hemen hemen diğer tüm yatırım enstrümanları ile negatif korelasyona sahip tek yatırım aracıdır. Bu durum altın içeren bir portföyün altın içermeyen bir portföye oranla daha az fiyat değişim riskine sahip olmasını sağlamaktadır. Fiyat değişim riskinin önemli derecede azalması portföy kazancının artmasına neden olur.
Özet
Bölge kalkınmasında önemli bir rol oynayacak olan Güneydoğu Anadolu Projesi ulusal boyutlardan Orta-Doğu bölgesinin ihtiyaçlarına doğru bir açılım göstermektedir.
Telif Hakkı ve Çekince İhbarı Bildirimi 1997 İstanbul Menkul Kıymetler Borsası