İMKB MALİ SEKTÖR ŞİRKETLERİ’NİN SİSTEMATİK VE SİSTEMATİK OLMAYAN RİSKLERİNİN İNCELENMESİ
Prof. Dr. Hatice DOĞUKANLI
Songül Kakilli ACARAVCI
Serkan Yılmaz KANDIR
Özet
Türkiye’de son yıllarda yaşanan krizler, sistematik riskin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Son dönemde bir çok bankanın TMSF bünyesine geçmesi, bu gelişmelerin bir sonucu olmaktadır. Türkiye’de bu riskler içerisinde sistematik riskin daha önemli bir yer tuttuğuna inanılmaktadır. Temel sistematik risk kaynaklarından; GSMH büyüme oranı, enflasyon oranı, faiz oranı ve döviz kurundan kaynaklanan riskler tüm firmaları etkilemektedir. Bu risklerin finansal kuruluşlar üzerindeki etkisi daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü faiz oranı ve döviz kuru riskleri, finansal sektör şirketlerini ve özellikle bankaları daha yakından ilgilendirmektedir. Bu çalışmada, 32 mali sektör şirketine ait hisse senetlerinin risklerinin, tekli endeks modeli kullanılarak sistematik risk ve sistematik olmayan risk olarak ayrıştırılması gerçekleştirilmiştir. 1996 yılının Ocak ayı ile 2001 yılının Aralık ayı arasındaki 72 aylık dönem araştırma kapsamına alınmıştır. Sonuç olarak, mali sektör şirketlerinde sistematik olmayan riskin, sistematik riskten daha önemli olduğu söylenebilir. Buna karşılık, şirketlerin tamamında bu durum görülmemektedir. Mali sektör içindeki şirketlerin gerek toplam riskleri gerekse risk bileşimleri farklılık göstermektedir.
İSTANBUL MENKUL KIYMET BORSASINDA BETALARIN DEĞİŞKENLİĞİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
Attila ODABAŞI
Özet
Sistematik riskin veya betanın tahmini finans alanında bir çok uygulama için önem taşır. Finansal varlıkları fiyatlandırma modeli betanın zaman içinde sabit olduğunu varsayar. Ancak, gelişmiş ve bazı yükselen piyasalarda yapılan araştırmalar hisse senetlerinin betalarının zaman içinde değiştiğini göstermiştir. Bu çalışmanın amacı beta değişkenliği konusunu İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda 1992-1999 dönemi için incelemektir. İstatiksel testler bireysel hisse senetleri üzerinde tüm örneklem süresi ve alt-dönemleri için uygulanmıştır. Bulgulara göre dört ve sekiz yıllık tahmin dönemlerine ait betalardaki değişkenlik oranı hayli yüksektir. Ayrıca, beta tahmin süreleri sekiz yıldan bir yıla kadar kısaltılırken betalardaki değişkenliğin azaldığı gözlenmektedir. Bu bulgu Türkiyede şirketlerin ve piyasanın hızla değişmesiyle açıklanabilir. Yine bu bulgu İMKB’de tahmin süresinin uzunluğunun betalar üzerinde etkili olduğunu akla getirmektedir.
TÜRKİYE’DE FİNANS VE BÜYÜME: NEDENSELLİK İLIŞKİSİ
Ensar YILMAZ & Özgür KAYALICA
Özet
Finansal sistemlerin gelişmesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki son dönemlerde yeniden ilgi odağı haline geldi. Biz de bu eğilime uyarak hata-düzeltme modeli (ECM) çerçevesinde çok değişkenli Granger nedensellik testleri kullanarak, 1960-2001 arasında Türkiye için finansal sektör gelişmesi ve büyüme arasındaki nedenselliği analiz ettik. Eğer M2Y/GSMH oranı ve market kapitalizasyonu finansal gelişmenin bir ölçüsü olarak alınırsa finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin ‘arz-yönlü’ (supply-leading) paradigmaya daha yakın olduğu görünmekte, ancak eğer finansal gelişmeyi temsil eden değişken özel sektör kredilerinin toplam yurtiçi kredilere oranı olarak ele alınırsa o zaman nedensellik ilişkisi ortaya çıkmadığı görülmektedir. Bu birbirinden farklı sonuçlara rağmen talep-takip edici (demand-following) hipotezi destekleyen bir bulguya da rastlanmamıştır.